Festival Gerçeğinde Biraz Kendimizle Hesaplaşalım mı?
7/2/2008
Son iki yıldır, Karér halkının büyük özlemini noktalayacak örgütlenmelerin başlatılmasıyla beraber, duruşumuzun da netliğine ulaşmamız gerektiği kanısında, hepimiz hemfikiriz.
Karér örgütlenmelerinde misyon sahibi olan değerli Karérlilerin kararlılıklarını ortaya koymaları, asıl örgütlenme dediğimiz; bir çatıda bütünleşmenin hedeflendiği gerçeğini beraberinde getirmektedir. Bu kaçınılmaz olayı ergeç gerçekleştireceğimize olan inancı hepimiz de taşıyoruz.
Gerek ülkedeki Karérliler olsun, gerekse Avrupa'daki Karérliler; sahip oldukları Karérlilik olgusuyla hareket etmeleri gerektiğiyle karşı karşıyalar...
Derneklerin, birer birer ortaya çıkmasıyla beraber, yakaladığımız birlikteliğimizi artık bırakmayacağımızı da biliyoruz. Derneklerimizin Karér adına yapacakları her hareketlilikte en büyük desteğin; sadece derneklere üye olan Karérliler tarafından verilmediğini de yöneticilerimiz bilmelidirler.
Ben; derneklerimizin en büyük takipçilerinin, derneklere üye olmayan Karérliler olduğunu, daha önceden de belirtmiştim. Bu tezin arkasına sığınıp uzakta kalan seyircilerimizin (Karér aydınlarının) de eleştirilmesi gerektiğini vurgulamaktan da çekinmeyeceğim...
İstanbul, İzmir dışında yaşayan Karérlilerin ne yapmaya çalıştıklarını anlamak için; ille de tek, tek kendilerine dernekler aracılığıyla davetiyeler göndermek gerekli mi ? Buna gerçekten ihtiyaçları var mı ?
Derneklerimiz Aydınlarımıza neden " öcü " görünüyorlar ?
Frankfurt şenliğine gelen Karérli aydınlarımızla olan ikili konuşmalarımızda, derneklerimize bakış açılarının çok dar olduğuna tanık oldum. Olaya yaklaşımlarının nedenleri üzerine sarf ettikleri kelimelerin çoğunun kaçamaktan ibaret olduğu da bir gerçek.. Onları buluşturan ortak nokta: Karér gençliğine olan güvensizlikleri...
Kimin doğru, kimin eğri durduğu tartışma konusu. Karérli aydın diye tarif edildiğinde, nedense ilk akla gelen kişilerin sitelerde kendi birikimlerini bizlerle paylaşan kesimler olarak görüldü..
İşin biraz da gerçeğini gün ışığına çıkarmak gerekir. Gün ışığına çıkarmaya çalışırken, belki birileri aslan kesilerek, bu yazıyı iğnelemeye çalışabilir ve hatta makaslayarak, yayınlatmayabilir de... Biz; yine de birbirimizi incitmeden, gerçek niyetlerimiz üzerinde durarak tartışalım, diyorum.
Siz; bizden ayrı duran, bizlere güvenmeyen, bizlerle beraber olmaktan rahatsız olan ve de birçok şeyin bir arada, birden yapılmasını isteyen Karérli aydınla tartıştınız mı ?
Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de, Antalya’da, ya da Mersin’de hiç rastlamadınız?
Başka örgütlenmelerde (Parti çalışmalarında, Vakıflarda, Cemevlerinde....vb ) özveriyle çalışmalarına rağmen, derneklerimize gelince; bakış açılarının kaçıncı derecede olduğunu sordunuz mu ?
Yoksa onları engelleyen gizli güç mü var? Bu gizli gücün adı; şahsi hesaplaşma mı?
Şayet hiç biri değilse, neden şimdiye kadar kendilerini göstermediler? İş ciddiye varınca mı, ortaya çıkmaya başlayacaklar. Belki de, festivale gelip, garip gördükleri insanların arasında, bizlere; gerçek Karérli olduklarını anlatacaklardır!
Karerlilerin birbirlerine olan güvenini sağlamadan, ne dernek bazında, ne de üç beş hatırı sayılır aydınlarımızın istemiyle, birbirinden kopuk, festival bazında bile olsa da, birlikte hareket edemeyiz...
Bu davranış; derneklerimizi ve de gençlerimizi hiç ciddiye almamaktır. Beğenmedikleri derneklerimizi dağıtmaya kadar vardıracak hareketlere yeltenmektir. Karér çıkarlarını bertaraf ederek, şahsi çıkarların en önde yürütülmesini sağlamaktır... Yoksa yüzlerce soru da sıralansa hiçbir önemi ve anlamı olmaz...
24 Şubat'la beraber start alacak festival komitesinde yer almaları gerekenlerin; birbirimize karşı iç güvenimizi de sağlayacaklarını unutmamalıyız. İzmir dışında yaşayan bütün Karélilerin duyarlılığına sığınarak, bu olayın gerçekleştirilmesi için, en ince ayrıntılarına kadar, şimdiden -çok şeyi- tartıp ve tartışmak gerekiyor..
Komitedeki Karérlilere karşı, sonradan yapılacak eleştirilerde; "ben böyle olacağını biliyordum......." diye çıkışacaklara cevaben: " O halde, sen neredesin ve neredeydin .." demeyi de kendilerine hak olarak göreceklerdir.
Örgütlü olmanın ne kadar önemli olduğunu, maddeler halinde yazmaya gerek yok. Bunu, duyarlı olan her Karérli bilmektedir. Sözüm sadece; Dernekleri öcü gibi görüp, sürekli uzaktan eleştirerek dağıtmak isteyenlere.
Saygı ve Sevgilerimle
Emir Ali Kaplanseren
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır